26 Ağustos 2021 Perşembe

All on Four İmplant Tekniği Hakkında Herşey

  All On Four tekniği, uzun yıllardır uygulanan kanıtlanmış, güvenilir bir tekniktir. All on 4 yönteminin en önemli avantajı, tek bir cerrahi işlemde tam bir diş seti elde etmenize olanak sağlamasıdır.

Sadece Bir Günde Yeni Bir Gülümseme

All On Four İmplant Tekniği ile Bir Günde Gülüşünüzü Geri Kazanın

All on four implant tekniği (dörtlü implant sistemi), geleneksel implantların oldukça gelişmiş bir şeklidir. Bu yöntemde, her eksik diş için bir implant kullanmak yerine, üstte dört ve altta dört implant ana çapa olarak kullanılır. Daha sonra bu implantların üzerine diş protezi sabitlenir.

 

All on Four tekniğinin en büyük avantajı, tam dişsiz hastalara aynı gün, tek bir cerrahi işlem ile sabit bir diş protezinin takılmasına imkân vermesidir. All on Four, size sadece bir günde güzel, doğal görünümlü bir gülümseme ve yeni dişler sunar. Takma dişlerden usandıysanız veya takma dişleriniz gevşek ve tam oturmuyorsa, bu yöntemle takma dişlerinizden kurtulabilir, bir günde kalıcı, doğal görünümlü dişlere sahip olabilirsiniz.

 

Tamamen dişsiz olan veya tamamen dişsiz kalma ihtimali olan hastalar için geleneksel implant yöntemine göre daha ekonomiktir. Sinüs yükseltme, kemik ilavesi gibi ek ileri cerrahi işlemlere gerek kalmadığı için, operasyon daha kolay ve hızlıdır. Kullanılan implant sayısı azaldığından ve ilave cerrahi işlemler gerekmediğinden dolayı, maliyeti klasik diş implantı tedavisine oranla daha düşüktür. Ameliyat ve tedavi süresi de daha kısadır.

 

Tedavi süreci

All On Four tekniği, uzun yıllardır uygulanan kanıtlanmış, güvenilir bir tekniktir. Bu yöntem, diş implantı yaptırmaya engel olmayan herkese uygulanabilir.

 

All-on-Four tedavisi planlanan hastalar önce ayrıntılı bir klinik ve radyolojik muyaneden geçirilir. Kişilerden bilgisayarlı tomografi (BT) alınır, tomografi üzerinde ölçümler yapılır ve hastaya uygun bir planlama yapılır. Diğer implant destekli restorasyonlarda olduğu gibi prosedür iki aşamada gerçekleştirilir: cerrahi ve diş protezi. Tedavi günü cerrah tarafından 4 diş implantı yerleştirilir. Daha sonra aynı gün implantların üzerine geçici diş protezi takılır. Bir veya üç ay sonra hastaya kalıcı diş protezleri yerleştirilir.

 

All On Four implant tekniği lokal anestezi altında kolaylıkla uygulanabilir. Diş hekimi korkusu yüksek olan kişilerde sedasyon veya genel anestezi altında da yapılabilir.

 

All on Four İmplant Tekniğinin Avantajları

All-on-Four tekniği, yaşam kalitesinde hızlı iyileşme, daha kısa tedavi süreleri, daha düşük maliyet, minimum kemik hacminde bile stabilite gibi avantajlara sahiptir. Dişsiz bir çene için geleneksel diş implantlarıyla karşılaştırıldığında hem daha fazla zaman kazandırır hem de uygun maliyetlidir. Tek bir cerrahi işlemden sonra tam işleve sahip dişlerinizin keyfini çıkarabilirsiniz.

 

Tedavi ve iyileşme süreci kısa ve ağrısızdır. İmplantlarınızı ve geçici proteziniz aynı gün takılır. Bir günde genç ve parlak bir gülümsemeye kavuşursunuz. Ayrıca çiğneme ve konuşma fonksiyonlarınıza kavuşursunuz.

 

Gülümsemenizi bir günde geri kazanın

All on 4 yönteminin en önemli avantajı, tek bir cerrahi işlemde tam bir diş seti elde etmenize olanak sağlamasıdır. All On Four yönteminde implantlar ve protezler aynı gün takılırken, geleneksel diş implantı cerrahisi her biri arasında uzun bir iyileşme dönemi içeren birden fazla ameliyat gerektirir.

 

All On Four tekniği ile tek bir cerrahi işlem ile tam dişsiz bir hastaya aynı gün sabit diş protezi yapılabilmektedir. Sinüs kaldırma ameliyatı ve kemik ilavesi gibi ileri ameliyatlar uygulanmadığı için cerrahi operasyon daha kolaydır. Kullanılan implant sayısı azaldığından ve ek cerrahi işlem gerektirmediğinden, geleneksel dental implant tedavisine göre maliyet daha düşüktür ve operasyon süresi daha kısadır.

 

Dörtlü implant sisteminde, gerekli tedavi seans sayısı az olduğundan, ülke veya şehir dışında ikamet eden hastalar için de uygundur.

27 Haziran 2014 Cuma

Oruç tutmak vücudumuz için son derece yararlı bir ibadet olup mide ve bağırsaklar açısından kişiye bazı zorluklar da çıkartabilir. Ramazan ayı öncesinde mide ağrısı, yanma, şişkinlik, geğirme, ağza acı su gelmesi, gaz yada siyah dışkılama, kanlı dışkı gibi mide barsak hastalıkları belirtileri olanlar oruç tutmaya başlamadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmeli ve bu şikayetler nedeniyle tanısal endoskopi yaptırmayanlar endoskopi yaptırmalıdır. Mide rahatsızlığının oruç tutmaya başlamadan önce ilaç tedavisi ile kontrol altına alınması gerekir. İlaçlar doktorunuz tarafından iftar ve sahur saatlerine göre ayarlanabilir.

Oruç tutarken vücut sağlığımızı korumak için özellikle lifli gıdalarla beslenmek,bol sıvı almak, yemekleri yavaş yemek ve hazmı kolay besinler seçmek ramazan sofralarının vazgeçilmez kuralı olmalıdır.

Toplumun %20 sinde görülen reflü hastalığı asitli mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonucunda oluşan bir hastalıktır. Reflü hastalığı sağlıksız ve dengesiz beslenilen zamanlarda artmaktadır. Endoskopik olarak reflü tanısı konmuş hastalar sahuru kesinlikle atlamamalı, sahurda da hemen yemek yiyerek yatmamalı ve yatmadan en az bir saat önce yemeğini bitirmiş olmalıdır. Ayrıca iftardan sahura kadar olan zaman diliminde aşırı çay, kahve, sigara tüketiminden, hamur işi ve aşırı tatlı gıdalardan kaçınılmalı, şerbetli hamur tatlısı yerine sütlü tatlılar yada az şekerli kompostolar tercih edilmelidir.

NELER RAMAZAN’DA REFLÜ ŞİKAYETİNİ ARTIRIR?

Uzun sure aç kaldıktan sonar iftarda fazla ve hızlı yemek yenmesi karın içi basıncını artırarak mide içeriğinin(Safralı, asitli) yemek borusuna kaçmasına neden olabilir.
  • Yemekte yağlı ve ağır yiyeceklerin tüketilmesi
  • İftarda yemek yedikten sonar dinlenme amaçlı yatılması
  • Sahurda yemek yedikten çok kısa bir sure sonra yatılması
  • Midede önceden var olan ama reflü şikayeti olmayan hastalarda reflü şikayetleri ramazan ayında ortaya çıkabilir.

RAMAZANDA REFLÜ HASTALARI NASIL BESLENMELİ?

  • Özellikle yağlı yiyecekleri tüketmemek
  • Kola, kahve ve cay gibi kafeinli içecekleri tüketmemek
  • Sigara kullanmamak
  • Gazlı ve asitli içeceklerden uzak durulmalı
  • Ağır tatlı yememek, sütlü tatlıları tercih etmek
  • Çiğ soğan, sarımsak, çikolata, domates, salca, ketçap, nane gibi reflü ataklarını provake eden besinlerden uzak durmak.

Ülser ,gastrit ve ülseratif kolit gibi rahatsızlığı olanlar doktor kontrolünde ilaç takviyesi ve sağlıklı bir beslenme programı ile oruç tutabilirler. Aktif mide, onikiparmak barsağı ülseri olanlar, yakın zamanda mide kanaması geçirenler, ciddi reflü şikayeti olanlar ve mide, kalın barsak kanseri olanların oruç tutması sağlık acısından ciddi sorunlar çıkarabilir.